Oca 29

Avrupa Birliği, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu temsilcileri, Yunanistan’a 130 milyar euro tutarındaki ikinci yardım dilimi karşılığında Yunan silahlı kuvvetlerinde toplu terhislerin de bulunduğu bir dizi öneride bulundu.

Yeni kredi anlaşmasının imzalanması için AB, Avrupa Merkez Bankası ve IMF’nin, Başbakan Lukas Papadimos’tan, Yunan silahlı kuvvetlerinde zırhlı birlikler, uçaksavar silah sistemleri ve özel birliklerde görevli sözleşmeli paralı askerlerin topluca ordudan çıkarılmalarını istediği açıklandı. Harp okulları ile polis okullarına alınan öğrencilerin sayısının da azaltılmasını içeren öneriler Yunanistan bakanlar kuruluna iletildi.

Yunanistan hükümetin 10 sayfalık metin halinde iletildiği talepler arasında sunduğu talepleri arasında Harp okulları ile polis okullarına alınan öğrencilerin sayısının da azaltılması da bulunuyor. Ayrıca Haziran ayına kadar devlete ait 2-3 büyük şirketin özelleştirilmesi, vergi kaçakçılığının önlenmesi, savunma ve sağlık alanlarındaki harcamaların kesintisi ile birçok devlet dairesinin birleştirilmesi, kademeli olarak 2015 yılına kadar 150 bin memurun işine son verilmesi, emekli sandıklarının tek çatı altında toplanması da bulunuyor.

Yaziyi gonderen PentagraM

Oca 29

Bitlis’in Tatvan İlçesi’ne bağlı Sallıca Köyü yakınlarında bu sabah avlanmaya çıkan ve çığ altında kalan 3 avcıdan biri sağ 2′Side ölü olarak çıkartıldı.

Sabah saatlerinde Sallıca Köyü yakınlarındaki Kesan Deresi mevkiinde ava çıkan Nedim Karaca (32), Hasip Hatım (33) ve Murat Güler (33) dere boyunda ilerlerken, dağdan çığ koptu.

Avcı grubundan Nedim Karaca ve Hasip Hatım çığ altında kalırken, Murat Güler ise son anda kendini kurtardı. Güler ardından Jandarma ekipleri ile köye durumu iletti. Olay yerine ilk giden köylüler ve Jandarma ekipleri çalışma başlattı. Ayrıca Bitlis ve Tatvan’dan bölgeye arama-kurtarma ekipleri sevk edildi. Yaklaşık 5 saatlik bir çalışmanın ardından 2 avcının cesedine ulaşıldı.Çığ altında çıkartılan Nedim Karaca ve Hasip Hatım’ın cenazeleri otopsi yapılmak üzere Tatvan Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olay yerine gelen avcıların yakınları ise sinir krizleri geçirdi.

Yaziyi gonderen PentagraM

Oca 29

Diyarbakır’da Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) iki gün süren Ara Genel Kurul toplantısı sona erdi. Toplantının sonuç bildirgesinde PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a özgürlük istendi. Diyarbakır’da iki gün yaklaşık 800 kişinin katılımıyla süren DTK Ara Genel Kurul toplantısının sonuç bildirgesi açıklandı. Açıklamaya DTK Genel Başkanı ve Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk, yardımcısı Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, Milletvekili Altan Tan, Nursel Aydoğan, Ayla Akat Ata, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir katıldı.

Aysel Tuğluk’un okuduğu bildirgede AK Parti hükümetinin iktidara geldiğinden bugüne, demokratik, sivil, özgürlükçü bir politika izleyeceği taahhüdünde bulunduğunu, ancak 10 yıllık uygulamaları ile 80 yıllık Kemalist Cumhuriyetin uygulamaları arasında özü itibarıyla Kürt halkı açısından değişen hiçbir şey olmadığını iddia etti.

‘ÖCALAN ÖZGÜRCE SİYASET YAPABİLMELİ’

Tuğluk, AK Parti’nin acılımı ve Kürt halkına yaklaşımının yalan rüzgarı üzerine kurulu olduğunun anlaşıldığını savunarak konuşmasına şöyle devam etti:

“Bir kez daha hükümetin ve demokratik kamuoyunun bilmesini isteriz ki, Kürt halkı siyasetçileriyle, kurumlarıyla hiçbir değerine karşı ve halkın temel değerlerine karşı asla sırtını dönmeyecektir. Şeyh Said, Seyit Rıza, Melle Mustafa, Kadı Mıhammed neyse, sayın Öcalan da halkımız için odur. Müzekerelerin başarıyla sürdürülebilmesi ve sonuç alınabilmesi için Öcalan’ın müzakereye katkı sunabileceği olanaklara sahip olmalı ve özgürce siyaset yapabilmesinin koşulları yaratılmalıdır.”

‘DEMOKRATİK TÜRKİYE, ÖZERK KÜRDİSTAN’

Tuğluk, DTK olarak Kürt sorunu, Kürt halkının millet olarak haklarını kullanamaması sorunu olarak gördüklerini belirternek, şöyle dedi:

“Bu doğrultuda aynı zamanda bir anayasa sorunudur. Çözümü de anayasal olmalıdır. 21′inci Yüzyılda 12 Eylül rejiminin dayattığı anayasayla yürünemeyeceği açıktır. Bununla birlikte anayasa yapım süreci ve nihayetinde yeni anayasa Kürt sonunun çözümüne katkı sunmalıdır. Sorunun çözümü bir başka anayasa yapım çalışmasına ertelenmemelidir. Bu itibarla da Kürt halkının yeni bir başlangıç ve birlikte yaşamak için ve akan kanın durması için yeni bir toplumsal sözleşme olacak anayasa yapım sürecinde yer almak istiyoruz. Her şeyden önce yeni anayasa Kürtlerin kendi coğrafyasında dilini, kimliğini, kültürünü özgürce yaşayıp geliştirebileceği, gelecek nesillere aktarabileceği anayasal güvenceye bağlanmalıdır. Bu itibarla siyasi statü olarak demokratik özerklik çözüm modeli kongremiz zaten ortaya koymuştu. Herkes çok iyi bilmeli ki, Kürtler dilsiz, kimliksiz ve statüsüz bir birlikte yaşamayı reddetmektedir. ve bu dayatma köleliğin sürdürülmesi dayatması anlamına gelmektedir. Birlikte yaşam önerimiz ve arzumuz ‘demokratik Türkiye, özerk Kürdistan’ şeklinde formüle edilmiştir. Şüphesiz ki, bölgesel yönetim sadece biz Kürtler için değil, Türkiye’nin tamamı için önerdiğimiz idari ve siyasi bir yönetim modelidir

Yaziyi gonderen PentagraM

sohbet odaları mirc indir mirc mynet sohbet mynet sohbet chat sohbet kelebek indir sohbet odaları